Mustafa Kutlu...
Hikayeci, Şair, Ressam...
Ben hikayeciliğini bilirim gerçi.. :))
Kitaplarını çıkardığı Dergah Yayınları'nda yazı işleri müdürüdür. Hikayelerini yazarken başa dönüp düzeltme yapmadan yayınladığını söyler. Bu da yazarın biçimsel kaygısının olmadığını gösteriyor.Toplumdaki değişim ve gelişimle ilgili olguları hikayelerinde rahatlıkla görebilirsiniz. Yazarkenki kullandığı akıcı ve şakacı üslup hikayelerine sizi kolaylıkla alıştırır.
Verhasıl ;
Mustafa Kutlu’nun ilk olarak “Bu Böyledir” i okudum. Edebiyat alemine ün salmasına da bu kitap vesile olmuş. Bu Böyledir'in tadı damağımda kalınca başladım kitaplarını tek tek okumaya.. Mustafa Kutlu hikayelerinde sadece bir olayı anlatıp geçmiyor. Hikayelerde muhakkak bir şeye, bir olaya atıf yapar. Bu böyledir de hikayenin sonu eğlence parkında (lunapakta) sıkışan ve oradan bir türlü çıkmayan bir aile ile biter. O lunapark kimi edebiyatçılara göre kapitalizmi kimilerine göre modern yaşantıyı temsil eder. Yine bu böyledir de yer alan ikindi namazı kısmı eleştirel nitelikte bir bölümdür. İkindi namazını kılan amca dünya dertlerine kederlenmekten namazını öyle ya da böyle iyisiyle kötüsüyle kılar. Lakin bu namaz adamcağızın son namazı olur.
Bir de Chef : Sırf ingilizcesi yok diye bir üst makama geçemeyen işinde
tecrübeli bir memurun aile hayatını konu alır. Yazar iş yerlerindeki bu
tezatlığa da eleştiri getirmiştir. Bu memurun bir araba hayali vardır. Fakat buna ulaşamamıştır. Arabası olsa her şeyin yoluna gireceğine inanan bir memurun hayatı...
Sıra dışı
bir ödül töreninde ise ilk kez ödül alacak bir adamın kafadanbacaklılar derneği’nin
ona sunduğu ödülü almaya gittiğinde kalabalığı aşamayıp ödülü sahneden bizzati alamamayışını sahne altına sıkıştırılan bir ödülü kapıp gidişini anlatır. Esas
mesele ödül töreninde gencinden yaşlısına, güvenlikçisinden, polis memuruna,
kaymakamına kadar herkesin içki içtiği,kimsenin kimseyi görmediği, kadın erkek
ilişkilerinin alenen ortada gerçekleştiği ödül törenini anlatırken başrol
kahramanımız Nezahat’ın bu kalabalığın sustuğu (uyukladığı )zaman sabah ezanıyla
o meydanda kalınışıyla biter. Yazar aynı zamanda kitle psikolojisine de vurgu
yapar ve bir eleştiri de buradan gelir. Sahnede kendilerine hakaret eden adama
kızan kalabalık sahneye çıkan eğlence ekibi sayesinde her şeyi unutup eğlenceye
dalar.
"Bütün Hikayeler trenle başlar bilmiyor musun?"
"Daha yeni tanıştım ama çokkkk iyi adam"
Kenan İmirzalıoğlu, Tuğçe Kazaz,Altan Erkekli gibi oyuncuların yer aldığı Osman Sınav'ın yönettiği harika bir hikaye...
Güzel mi güzel bir hikaye daha... Lakin sonu şaşırtıcı... E bu da olur, hayırlısı...
Mavi Kuş minibüsün ismi.Bir Köyden yolcularını toplayıp yola çıkan fakat bir türlü şehre varamayan yolcuların başına gelenler...





