21 Şubat 2015 Cumartesi

Araba Kullanan Güvercinler

Küçükken Rize-İstanbul arası yaptığım sıkıcı otobüs yolculuklarından hayalimde canlandırdığım güvercinler sayesinde kurtulurdum. Neden güvercin? Bunu ben de bilmiyorum. Güvercinlerle ilgili nasıl bir hayal kurabilirim..? Anlatayım...

Komik gelebilir tabi, lakin küçükken eğlencemdi benim. Gerçekteki güvercinlerden daha küçük güvercinler düşünün. Sonrada bunların kendi yöntem ve bilgileriyle yaptığı, uzun yol için güvercinlerin ihtiyacı olacağı her şeyin olduğu karavan tarzında yıkık dökük bir araba düşünün. Sevgili güvercinlerim uçmak yerine beni bu arabayla takip eder, önemli vazifeler üstlenirlerdi. 


Tabi şu an o görevleri hatırlamıyorum. Lakin güvercinlerin çok tehlikeli yolculuklar yaptıklarını biliyorum. Beni takip ederek bu tehlikelere girmelerinin nedeni ise çocukken de henüz sökemediğim o önemli vazifemi yapmamı istiyor olmalarıydı.


Lafın kısası yolculuklar beni sıkar, kendi hayal dünyamdaki olaylar beni mutlu ederdi. Fakat o hayal dünyam büyüdüğümü hatırlatıp güvercinlerden beni uzaklaştırmıştı. Hala merak ederim, acaba görevim neydi? :)


18 Şubat 2015 Çarşamba

Türk Yapımlarında zikir sahneler 2

KURTLAR VADİSİ FİLİSTİN- HZ. EBUBEKİR KASİDESİ



Irak yapımında dönerek yapılan zikir burada kare şeklini almış ve yine kol kol girerek zikre başlanmış.
Karşı karşıya dizilmiş grupların ileri geri adımlarıyla zikir yapılır.




Burada yapılan zikir Irak'taki gibi aydınlık bir yerde değil, hafif ışık alan bir yerde yapılmıştır. Çünkü Filistinliler İsrail askerlerinden saklanmaktadır. 
Verhasıl  Ebubekir Kasidesi ilahi halini almış ve zikir bu ilahiyle yapılmıştır.
İlahinin filimde geçen sözlerinin Türkçe anlamı şöyledir :



Lutfunu esirgeme Ya Rab, bu kuluna ki azığı pek az
İflas etmiş olsa da sadakatle yine kapına geldi Ey Celil!
Beni yakan ateşe de "ber'ü selam ol! "de Ey Allah'ım
Bir zamanlar Halil hakkında dediğin gibi
Kafi sensin, Şafi sensin, Evvel- Ahir her işte



Sen benim Rabbimsin,Sen bana yetersin, 
Sen bana ni'mel Vekilsin
Nerde Musa, Nerde İsa, Nerede Yahya, Nerde Nuh?
Sen Ey asi nefis,Dön de Celil olan Mevla'yı bul!

Ama izlemesi daha güzel değil mi :))





15 Şubat 2015 Pazar

Türk Yapımlarında Zikir Sahneleri 1

 Kurtlar Vadisi Irak - Havar Geylani

En sevdiğim zikir sahnesidir.Filmde de en beğenilen sahne olmuştur. Zikri bu zamana kadar kötü anlatan ve bunu da  şuursuzca kendinden geçme olarak tanımlayan Türk yapımcıların bakış açısının bu filmle değiştiğine inanıyorum.



"Havar Geylani" eşliğinde yapılan zikirin öncesinde Şeyh'in Irak'ın durumu için yaptığı duada İslam Dünyasının durumu da anlatılmaktadır.


Dua şu şekildedir.

Ya Rabbim işittik ve itaat ettik.


Allah muhakkak işinde galiptir.


Görünen ne olursa olsun ki,kim yenerse yensin,



kim yenilirse yenilsin,




Galip olan,hakim olan,


yapan yaptıran sensin..


Ya Yarab!



Sen ki Muhammed Mustafa ' ya (s.a.v) dahi yenilgi sınavını yaşatansın. 


Sen zulmetmezsin Ya Rabbi 


İnandık tasdik ettik...


Zulmeden biziz Ya Rabbi!




Senin yoluna kenetlenmeyip benlik hevesiyle ayrı düşüp 



Bütünlüğümüz için kendimize zulmettik.


Biz bize zulmettiğimiz için düşmanda şimdi bize zulmediyor.


Bütün zalimlerden ve senden sana sığındık Ya Rabbi...




Bizler gafil olduk,günahkar olduk, malup olduk, mahkum 

olduk...



Kur'an ve Sünnet'in hikmetleriyle uyanamadık.



Sen bizleri düşmanın saldırılarıyla uyandırdın.

Şimdi Lütfeyle Ya Rabbi!!



Bizlere bu saldırıları defedecek güç ve enerji ver.


Bizlere bilinçli sabır ve sebat ihsan eyle...



Ya Rabbi!!!



Bize barış dini İslam'ı getiren kutlu Peygamber'in (s.a.v) 


hürmetine O'nun mecbur kalıp

savaştığı vuruşma hukuku ve ahlakından ayırma Ya Rabbi!!!


(Amin)



Ve zikir başlar...


Zikir sahnesini aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz. 

 https://www.youtube.com/watch?v=R2dBzi8D6ho

6 Şubat 2015 Cuma

Kendi penceremden Harem :)

Üsküdar'da Çiçekçi'nin aşağısında  otobüslerinin kalktığı Osmanlı döneminde hacca gidenlerin uğurlandığı yer : Harem


Geçmişte bilmem ama günümüzde Harem'de hep bir hüzün baş gösterir.



Çocukken Rize'ye giderken kullandığım uzun yol otobüslerini beni İstanbul'da geride bıraktıklarım olduğu düşüncesini oluşturduğu için hiç sevmedim...  
Otobüs gelir, valizler yerleşir. Valizlerin rengi şekli ve yeri aklınıza kaydedersiniz ve otobüste yerinizi alırsınız. Sizi uğurlayanlar, şoför arabayı çalıştırır çalıştırmaz aşağı inip dışardan el sallar. Veee o uzun yolculuk başlardı...




Şimdilerde bu yolculuğu sıklıkla Sakarya-İstanbul arasında geçiyorum. Yaklaşık iki saat...Bu sıralarda Harem'in farklı bir yüzünü gördüm. Siz valizinizle giderken elini valizinize doğru uzatıp "abla Bursa mı?" , "Kocaeli ablaaa, buyur!", "Neresi ablacım?"... Bütün bu esnaf Harem'e canlılık katıyordu. 
Vee Harem sizi farklı bir yerlere götürebilen bir kapı görevi üsleniyordu...


Kısa yol otobüsleri haremin giriş kısmındadır.  Hareme artık iki saatlik sıklıkla yaptığım yolculuk için illa birinin beni uğurlaması gerekmiyor. Bu üzücü gibi dursa da değil... Sürekli uğurlanmak arkanızdakileri hatırlatmanıza neden oluyor ve bu sizin kafanızı dinlemek için çıktığınız yolcuğu zorlaştırıyordu.



Hareme yolunuz düşerse etrafa daha dikkatli bakın.. Elbet bir şeyler bulacaksınız  :)

3 Şubat 2015 Salı

Bir Kore Filmi : Finding Mr Destiny


I sorry ı love you'dan tanınan Im Soo‑jung ve Coffe Prince ile tanınan Gong Yoo başrollerde yer alıyor.

                                      

Geziye gittiği Hindistan'da ilk aşkını bulan Seo Ji-woo ( Im Soo‑jung) romantik bir aşk yaşar.





Ondan ayrılıp Kore'ye döndükten on yıl sonra ise kızının evlenmesini isteyen baba ilk aşklarını bulmalarına yardımcı olmak amacıyla bir ofis açan Han Ki-jun' a gider.



Tabi herkes ilk aşkını şevkle aramamaktadır. İlk aşkını öldürmek isteyen, onunla bir gece geçirmek isteyen veya Seo Ji-woo i gibi babasının zoruyla ilk aşkını bulmaya gelen..

Seo Ji-woo ile Han Ki-jun ilk aşkı bulma çabaları onları birbirine yakınlaştırır. Veee ikili arasında romantik bir komedi baş gösterir.




Lakin filmin sorunu şudur ki :Kızın ilk aşkı ile Han Ki-jun birbirlerine çok benziyor. Hatta sanırım iki rolü de aynı kişi oynamış. Bu yüzden film boyunca ortaya attığımız bütün teoriler boşa çıktı...
Yani aslında bakarsanız şaşırtmalı çekimlerle seyirciyi yanıltmak istemişler. 

Biz de yanıldık haliyle!..


Filmin sonunda ise ilk aşkının kızı bulduğu filmde kızın kimin seçeceğidir.