Sakarya Üniversitesi- Uluslararası İlişkiler Topluluğu
Yani kısaca ULİT... Ulit olarak bugün ilk seminerimizi gerçekleştirdik. Başta seminerden çok umutsuzduk. Hatta diğer topluluklar bu semineri neden aldınız, çok gereksiz, hiç gelen olmayacak gibi yorumlar yaptı. Bu nedenle konferanstan çok umutsuzduk. Hatta o kadar umutsuzdum ki ilk tanıtımımız olmasına rağmen heyecanlanıp sabah erkenden kalkmak yerine yattım ve uyudum.
Konferansta eğitim sertifikası ve katılım belgesi de veriyorduk. Lakin sabah 9.00 ile-12.00 arasıydı ve yan salonda güçlü rakipler vardı.
Konferans başladı ve Hüseyin DURAN beklentilerin çok üstünde bir kişi olduğunu gösterdi. Ortam o kadar samimi ve eğlenceliydi ki 12 de bitmesi gereken konferans 13.30 da bitti.
Salon bir ara 5-6 gruba ayrıldı ve gruplar ellerindeki on tane çubuk makarnayı birleştirerek en uzun ve ayakta duran bir yapı inşa etmeye çalıştılar. Tepesine de marşmelov konulacaktı. Arka taraftaki mühendis tayfa Eyfel Kulesi'ni örnek alarak makarnaları birleştirmiş ve en uzunu onlar oluşturmuştu. Bir paket makarna ödülünü de onlar aldı haliyle :))..
Hüseyin Duran genç, fikirleri olan bir girişimci. Bu genç yaşında bir şirket ortağıydı ve bir çok üniversitede girişimcilik topluluklarını açmıştır. Bizim üniversitede dahil. Batı düşünce ve bilim adamları yerine bize kendi düşünce ve bilim adamlarımızı tanıttı. İbn-i Sina'dan, Vehici Hürkuş'a kadar.. Kendi tarihimizi öğreterek bizi cesaretlendirdi aslında...
Ulit'e yani bize de tanıtımımız konusunda bilgilendirme yaptı. Hocalara, eğitmenlere çiçek yerine plaket vermemizi söyledi.Kongrelerde kendimize ait t-şört bastırmamızı ve bunun topluluğun ciddiyetini yansıtacağını belirtti.
Kısaca alnızımızın akıyla çıktı bu işten.. Şimdi bir daha ki konferans 9 aralıkta ve o esas konferansımız. Gazamız mübarek ola.. :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder